İcra Takibine İtiraz: 7 Gün, 5 Gün ve Sonrası
Eline ödeme emri geçen kişinin en fazla birkaç günü vardır. Sürenin kaçırılması takibin kesinleşmesi anlamına gelir; itirazın yanlış yapılması ise tazminat riski doğurur.
Ödeme emri elinize geçtiğinde
İcra takibi, alacaklının icra dairesine takip talebi vermesiyle başlar. Daire, borçluya ödeme emri gönderir. Ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih, tüm sürelerin başladığı andır.
Bu nedenle tebligat zarfının atılmaması gerekir. Zarf üzerindeki tebliğ tarihi, sürenin hesabında belirleyicidir. Tebligatın usulsüz yapıldığı düşünülüyorsa, usulsüz tebligat şikâyeti ayrı bir yol olarak değerlendirilir.
Ödeme emrinde takibin dayanağı, alacak tutarı, faiz oranı ve itiraz süresi yazılıdır. Belgenin tamamının okunması, hangi takip yolunun izlendiğinin anlaşılması bakımından gereklidir.
İtiraz türleri ve sonuçları
İtirazın kapsamı, sonraki aşamayı doğrudan belirler. Üç temel itiraz türü vardır.
Borca itiraz, borcun hiç doğmadığı, ödendiği, zamanaşımına uğradığı veya miktarının farklı olduğu iddiasıdır. Kısmi itiraz da mümkündür; ancak bu hâlde itiraz edilen tutarın açıkça belirtilmesi gerekir.
İmzaya itiraz, takibe dayanak senetteki imzanın borçluya ait olmadığı iddiasıdır. İcra ve İflas Kanunu, imzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılmasını arar. Yalnızca "borcum yoktur" denilerek yapılan itirazda imza kabul edilmiş sayılır ve sonradan imzaya itiraz edilemez.
Yetkiye itiraz, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı iddiasıdır. Yetki itirazı yapılırken yetkili icra dairesinin de gösterilmesi gerekir; aksi hâlde itiraz sonuç doğurmaz.
İtiraz takibi durdurur mu?
İlamsız takipte süresinde yapılan itiraz, takibi kendiliğinden durdurur. Alacaklı, itirazı gidermeden haciz talep edemez.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda ise durum farklıdır. Bu takip yolunda itiraz, takibi kendiliğinden durdurmaz. Takibin durması için icra mahkemesinden ayrıca karar alınması gerekir. Bu ayrım, borçlu açısından pratik önem taşır: itiraz edildiği düşünülerek beklenmesi, haciz aşamasına geçilmesine yol açabilir.
İlamlı takipte, yani bir mahkeme kararına dayanan takipte itiraz yolu bulunmaz. Bu takipte ancak icranın geri bırakılması gibi sınırlı yollara başvurulabilir.
Alacaklının seçenekleri: iptal mi, kaldırma mı?
İtiraz üzerine takip durduğunda alacaklının önünde iki yol bulunur ve seçim, elindeki belgeye göre yapılır.
İtirazın kaldırılması, icra hukuk mahkemesinde görülür ve dar yetkilidir. Yalnızca İcra ve İflas Kanunu’nun 68. maddesinde sayılan belgelere dayanılabilir: imzası ikrar edilmiş adi senet, noter senedi, resmî daireler veya yetkili makamlarca verilmiş belgeler gibi. Elde böyle bir belge varsa bu yol daha hızlıdır.
İtirazın iptali davası ise genel mahkemede açılır ve her türlü delille ispat imkânı verir. Bu dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bir yıllık süre geçtikten sonra alacaklı genel hükümlere göre alacak davası açabilir, ancak icra inkâr tazminatı isteyemez.
İcra inkâr tazminatı riski
İtiraz kararı verilirken göz önünde bulundurulması gereken en önemli risk budur.
İtirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksız çıkması hâlinde, alacaklının talebi üzerine icra inkâr tazminatına hükmedilir. Bu tazminat, hükmolunan alacağın yüzde yirmisinden az olamaz.
Aynı şekilde alacaklının haksız çıkması hâlinde de borçlu lehine tazminata hükmedilebilir. Yani hem dayanaksız itiraz hem de dayanaksız takip yaptırımla karşılaşabilir.
Bu nedenle "nasıl olsa itiraz edeyim, sonra bakarız" yaklaşımı maliyetli olabilir. İtiraz kararı, borcun gerçekten var olup olmadığı ve hangi delillerle ispatlanabileceği değerlendirildikten sonra verilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
İtiraz süresini kaçırdım, hiçbir şey yapamaz mıyım?
Takip kesinleşir ve alacaklı haciz talep edebilir. Ancak yolunuz tamamen kapanmaz: borçlu olmadığınızı ileri sürerek menfi tespit davası açabilirsiniz; ödeme yaptıysanız istirdat davasıyla ödediğiniz tutarın iadesini isteyebilirsiniz (İİK m.72). Bu davaların takibi durdurması için mahkemeden ayrıca ihtiyati tedbir kararı alınması gerekir. Ayrıca tebligatın usulsüz yapıldığı düşünülüyorsa usulsüz tebligat şikâyeti ayrı bir yoldur.
İtirazımı nereye yapmalıyım?
İlamsız takipte itiraz, takibin yapıldığı icra dairesine yapılır ve yazılı ya da sözlü olabilir. Kambiyo senetlerine mahsus takipte ise itiraz icra mahkemesine yapılır. Yanlış mercie yapılan itiraz süre kaybına yol açabileceğinden, ödeme emrinde belirtilen takip yolunun dikkatle okunması gerekir.
Borcun bir kısmına itiraz edebilir miyim?
Evet, kısmi itiraz mümkündür. Ancak itiraz edilen tutarın açıkça ve rakamla belirtilmesi gerekir. Miktar belirtilmeden yapılan kısmi itiraz geçersiz sayılabilir ve takip tamamı üzerinden kesinleşebilir. İtiraz edilmeyen kısım bakımından takip kesinleşir ve o kısım için haciz uygulanabilir.
Senetteki imza bana ait değil, ne yapmalıyım?
İmzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılması gerekir; genel bir borç itirazı imzaya itiraz sayılmaz. Kambiyo senetlerine mahsus takipte imzaya itiraz icra mahkemesine yapılır ve mahkemece imza incelemesi yaptırılır. İmzanın borçluya ait olduğunun anlaşılması hâlinde borçlu aleyhine tazminata hükmedilebileceği gözden kaçırılmamalıdır.
İtiraz ettim, alacaklı ne kadar sürede dava açabilir?
Alacaklı, itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Bu süre geçtikten sonra genel hükümlere göre alacak davası açması mümkündür, ancak icra inkâr tazminatı talep edemez. İtirazın kaldırılması yolunda ise altı aylık süre öngörülmüştür.
İlgili Çalışma Alanı
Hukuki bir sorunuz mu var?
Dosyanızı değerlendirmek ve süreç hakkında bilgi vermek üzere büroya telefonla veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.