İçeriğe geç
Şişli · İstanbul info@furkankeskin.av.tr +90 531 722 6240
+90 531 722 6240

İş Hukuku

Kıdem ve ihbar tazminatı, işe iade, fazla mesai alacakları, iş kazası ve iş sözleşmesi uyuşmazlıkları.

İş Hukuku kapsamında ele alınan konular

  • Kıdem tazminatı
  • İhbar tazminatı
  • İşe iade davası
  • Fazla çalışma (mesai) ücreti
  • Yıllık izin ücreti
  • Ulusal bayram ve genel tatil ücreti
  • Hafta tatili ücreti
  • Ödenmeyen ücret ve prim alacakları
  • İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat
  • İşyerinde psikolojik taciz (mobbing)
  • Haklı nedenle fesih ve derhal fesih hakkı
  • İş sözleşmesi ve rekabet yasağı sözleşmeleri
  • İbraname ve fesih bildiriminin geçerliliği

İşçilik alacaklarında süre neden bu kadar önemli?

İş hukukunda hakların çoğu belirli süreler içinde kullanılmadığında kaybedilir. Fesih bildiriminin tebliğ edildiği an, çoğu sürenin başlangıç noktasıdır ve bu nedenle tebligat zarfının saklanması önem taşır.

İşe iade davasında süre iki aşamalıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu sürelerden herhangi biri kaçırıldığında işe iade talebi ileri sürülemez.

Kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarında zamanaşımı süresi, 7036 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme uyarınca fesih tarihinden itibaren beş yıldır. Ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarında ise beş yıllık zamanaşımı uygulanır.

Kıdem ve ihbar tazminatının farkı

Kıdem tazminatı, mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte bırakılan 14. maddesine göre hesaplanır. İşçinin işyerindeki her tam yıl için otuz günlük giydirilmiş brüt ücreti tutarında ödenir; bir yıldan artan süreler için oranlama yapılır. Kıdem tazminatına hak kazanmak için kural olarak en az bir yıllık çalışma ve kanunda sayılan fesih hâllerinden birinin gerçekleşmesi gerekir. Kıdem tazminatının her yıl belirlenen bir tavanı vardır.

İhbar tazminatı ise bildirim süresine uyulmamasının karşılığıdır ve 4857 sayılı Kanun’un 17. maddesinde düzenlenmiştir. Süreler kıdeme göre değişir: altı aydan az çalışan işçi için iki hafta, altı ay ile bir buçuk yıl arası için dört hafta, bir buçuk yıl ile üç yıl arası için altı hafta, üç yıldan fazla çalışan işçi için sekiz hafta. Bu sürelere uymayan taraf, karşı tarafa ihbar tazminatı öder; dolayısıyla ihbar tazminatı işveren kadar işçi aleyhine de doğabilir.

İşçinin haklı nedenle derhal feshi hâlinde (İş K. m.24) kıdem tazminatı hakkı doğar, ancak ihbar tazminatı talep edilemez. İşverenin haklı nedenle derhal feshinde (İş K. m.25/II) ise işçi kural olarak kıdem tazminatına hak kazanamaz.

İşe iade davasının şartları

İş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmek için 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesindeki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir: işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışıyor olması, işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması ve iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması. İşveren vekili konumundaki bazı çalışanlar bu hükümlerin dışındadır.

Bu şartlar sağlanıyorsa işveren, feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispatla yükümlüdür. Fesih bildiriminin yazılı yapılması ve sebebin açık ve kesin biçimde belirtilmesi zorunludur; ayrıca performans veya davranış kaynaklı fesihlerde işçinin savunmasının alınmış olması gerekir.

Dava kabul edilirse mahkeme feshin geçersizliğine hükmeder. İşveren, kararın kesinleşmesinden sonra işçiyi bir ay içinde işe başlatmazsa, mahkemece belirlenen en az dört en çok sekiz aylık ücret tutarında iş güvencesi tazminatı ödenir. Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücreti ödenir.

Fazla çalışma ve ispat

Haftalık çalışma süresi kural olarak kırk beş saattir. Bu süreyi aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır ve her saat için normal saat ücretinin yüzde elli fazlası ödenir. Fazla sürelerle çalışmada ise zam oranı yüzde yirmi beştir.

Uygulamada en çok tartışılan konu ispattır. Yazılı belge bulunmadığı hâllerde tanık beyanı, giriş–çıkış kayıtları, iş yeri kamera kayıtları, e-posta ve mesaj yazışmaları ile puantaj cetvelleri delil olarak kullanılabilir. Yargıtay uygulamasında, uzun süreli ve kesintisiz fazla çalışma iddialarında hakkaniyet indirimi yapılabilmektedir.

İmzalı ücret bordrosunda fazla çalışma tahakkuku bulunuyorsa, işçi bordroda görünen dönem için ancak yazılı delille aksini ispatlayabilir. Bu nedenle bordroların imzalanmadan önce incelenmesi önem taşır.

Süreç nasıl işler?

  1. Belge ve süre incelemesi

    İş sözleşmesi, bordrolar, fesih bildirimi, SGK hizmet dökümü ve varsa ibraname incelenir; fesih tarihine göre süre takvimi çıkarılır.

  2. Arabuluculuk başvurusu

    İşçilik alacakları ve işe iade taleplerinde arabuluculuk dava şartıdır. Başvuru, karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer arabuluculuk bürosuna yapılır.

  3. Görüşme

    Taraflar arabulucu huzurunda bir araya gelir. Anlaşma sağlanırsa düzenlenen tutanak, icra edilebilirlik şerhi ile ilam niteliği kazanır ve dava açılmaz.

  4. Dava

    Anlaşma sağlanamazsa son tutanak tarihinden itibaren yasal süre içinde iş mahkemesinde dava açılır. İşe iade davalarında bu süre iki haftadır.

  5. Bilirkişi incelemesi

    Alacak davalarında hesap bilirkişisi; kıdem, ihbar, fazla mesai ve izin alacaklarını SGK kayıtları ve tanık beyanları çerçevesinde hesaplar.

  6. Karar ve icra

    Kararın kesinleşmesinin ardından hükmedilen alacaklar için ilamlı icra takibi başlatılabilir.

İş Hukuku — Sıkça Sorulan Sorular

İstifa edersem kıdem tazminatı alabilir miyim?

Kural olarak istifa hâlinde kıdem tazminatı doğmaz. Ancak İş Kanunu’nun 24. maddesinde sayılan haklı nedenlerden biri varsa (ücretin ödenmemesi, sigorta priminin eksik yatırılması, mobbing, çalışma koşullarının esaslı biçimde değiştirilmesi gibi), işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatına hak kazanabilir. Bu durumda fesih sebebinin yazılı olarak bildirilmesi ve ispatlanabilir olması önemlidir.

İşe iade davası kaç gün içinde açılır?

İki aşamalı bir süre söz konusudur. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır (4857 s. İş K. m.20; 7036 s. Kanun m.3).

İbraname imzaladım, yine de dava açabilir miyim?

İbra sözleşmesinin geçerliliği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesinde sıkı şartlara bağlanmıştır: yazılı olması, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az bir aylık süre geçmiş olması, alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin banka aracılığıyla yapılması gerekir. Bu şartları taşımayan ibraname geçersizdir; miktar içeren ödemeler ise makbuz hükmünde sayılabilir.

Fazla mesai yaptığımı nasıl ispatlarım?

Yazılı belge yoksa tanık beyanı esas alınabilir. Bunun yanında işyeri giriş–çıkış kayıtları, kamera kayıtları, e-posta ve mesaj yazışmaları, vardiya çizelgeleri ve puantaj cetvelleri delil olarak sunulabilir. İmzalı bordroda fazla çalışma tahakkuku varsa, o dönem için aksinin yazılı delille ispatlanması gerekir.

İş kazası geçirdim, hangi talepleri ileri sürebilirim?

İş kazası hâlinde maddi tazminat (iş göremezlik nedeniyle oluşan kazanç kaybı), manevi tazminat ve yakınların desteğinden yoksun kalma tazminatı talep edilebilir. Ayrıca SGK tarafından sağlanan sürekli iş göremezlik geliri gibi haklar ayrıca değerlendirilir. İşverenin 6331 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, kusur incelemesinin merkezinde yer alır.

Mobbing nasıl ispatlanır?

Psikolojik tacizin sistematik, süreklilik arz eden ve kişiyi işten uzaklaştırmaya yönelik olması aranır. E-posta ve mesaj yazışmaları, tanık beyanları, görev tanımında yapılan haksız değişiklikler, sağlık raporları ve şikâyet başvuruları delil olarak kullanılabilir. Yargıtay uygulamasında, mobbingin varlığına ilişkin kuvvetli emarelerin bulunması hâlinde ispat yükünün yumuşatıldığı görülmektedir.

Belirli süreli sözleşmeyle çalışıyorum, işe iade davası açabilir miyim?

Hayır. İş güvencesi hükümleri yalnızca belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar için uygulanır. Ancak sözleşmenin belirli süreli olarak nitelendirilmesi için objektif bir neden bulunması gerekir. Objektif neden olmaksızın belirli süreli yapılan veya üst üste yenilenen sözleşmeler baştan itibaren belirsiz süreli sayılabilir.

İlgili Çalışma Alanları

İş Hukuku kapsamında bir dosyanız mı var?

Dosyanızı değerlendirmek ve süreç hakkında bilgi vermek üzere büroya telefonla veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

Ara WhatsApp